Gazi Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’nden 2002 yılında mezun olmasının ardından, aynı fakültenin Toksikoloji Anabilim Dalı’nda bilimsel kariyerine başladı. Yüksek lisansın ardından aynı bülümde başladığı doktorasının bir kısmını İtalya/Roma’da bulunan IRCCR San Raffaele Enstitüsünde (günümüzdeki adıyla San Raffaele Üniversitesi) tamamladı. Doktorasının ardından, 2014 yılında, Amerika Birleşik Devletleri’nde bulunan National Institute of Standards and Technology kurumuna DNA hasarı ve onarımı üzerine araştırmalar yapmak üzere davet edildi. 2019 yılında, NIST ve University of Maryland’in ortak ...
Gazi Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’nden 2002 yılında mezun olmasının ardından, aynı fakültenin Toksikoloji Anabilim Dalı’nda bilimsel kariyerine başladı. Yüksek lisansın ardından aynı bülümde başladığı doktorasının bir kısmını İtalya/Roma’da bulunan IRCCR San Raffaele Enstitüsünde (günümüzdeki adıyla San Raffaele Üniversitesi) tamamladı. Doktorasının ardından, 2014 yılında, Amerika Birleşik Devletleri’nde bulunan National Institute of Standards and Technology kurumuna DNA hasarı ve onarımı üzerine araştırmalar yapmak üzere davet edildi. 2019 yılında, NIST ve University of Maryland’in ortak araştırma kurumu olan Institute for Bioscience and Biotechnology Research (IBBR) enstitüsünde biyoteknolojik ilaç geliştirme alanında araştırmalara başladı. 40’ın üzernde uluslararası yayını bulunan Dr. Coşkun, bu yayınlara 1000’in üzerinde atıf aldı. Türk Toksikoloji Derneği’nin aktif bir üyesi olan Dr. Coşkun, çok sayıda uluslararası toplantı organizasyonunda görev almakla birlikte çeşitli Avrupa Birliği ve uluslararası bilateral projeleri hazırlamış ve tamamlamıştır. Ulusal ve uluslararası ödülleri bulunan, son olarak da ABD’de çalıştığı kurumdan MML Postdoctoral Fellow ödülünü alan Dr. Coşkun, 2017 yılında doçent olmuş, 2018 yılında ise Avrupa Kayıtlı Toksikolog ünvanı almaya hak kazanmıştır. Dr. Coşkun ve çalışma arkadaşlarının Amerika’daki laboratuvarlarında geliştirdikleri Kütle Spektrometresine dayalı ölçüm metodları, DNA hasarının ve onarımının ölçümünde Dünya’da bu konudaki bilim otoritelerince Altın Standart olarak kabul edilmektedir.