04/03/2026

10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi, Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı uhdesinde ve TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi (MAM) Kutup Araştırmaları Enstitüsü koordinasyonunda gerçekleştirildi. TÜBİTAK tarafından görevlendirilen Temel Bilimler Bölümü Öğretim Üyemiz Prof. Dr. Sertaç Öztürk Üniversitemizi temsilen seyahat eden bilim heyeti içerisinde yer alarak çalışmalarını gerçekleştirdi.

Türkiye’nin Bilimsel Araştırma Kampı’nın bulunduğu Antarktika'daki Horseshoe Adası’nda 10 yıldır sürdürülen gözlemler, bölgedeki buzulların hızla değiştiğini ortaya koydu. 10. Ulusal Antarktika Bilim Seferi kapsamında yapılan ölçümlerde, Shoesmith Buzulu’nda son 10 yılda her yıl yaklaşık 10 metre kayıp yaşandığı tespit edildi.

“ANTARKTİKA DÜNYADAKİ EN İYİ DOĞAL LABORATUVARLARDAN BİRİ”

Prof. Dr. Sertaç Öztürk, "Antarktika'da Kozmik Müon Akısı Ölçümü ve Güneş Aktivitelerinin Kozmik Müon Akısı Üzerinde Etkilerinin Araştırılması" projesi çalışmalarını yürüttü.

Öztürk, Antarktika'nın konumu ve çevresel koşulları nedeniyle parçacık fiziği, kozmik radyasyon ve çevresel radyasyon ölçümleri için dünyadaki en iyi doğal laboratuvarlardan biri olduğunu aktararak, “Horseshoe Adası’nda alınan veriler yalnızca temel fizik için değil, küresel iklim ve uzay hava durumu tahminleri için de kritik önem taşımaktadır.” diye konuştu.

Dünyanın manyetik alanının uzaydan gelen yüklü parçacıkları saptırarak bir kalkan görevi gördüğünü ifade eden Öztürk, sözlerini şöyle tamamladı:

"Antarktika’daki manyetik kesme değeri daha düşük olduğu için düşük enerjili parçacıklar buraya daha kolay ulaşabilmektedir. Bu da Antarktika için kozmik radyasyonun güneş aktivitelerine hassasiyetini artırmaktadır. Güneş patlamalarında meydana gelen değişimler haberleşme sistemlerinde arızalara yol açabilir. Antarktika’da kurulacak 7/24 çalışabilecek kozmik radyasyon dedektörleri ile bu patlamalar önceden belirlenebilir ve olası zararlar azaltılabilir. Ayrıca buzullar doğal bir filtre görevi görerek radyasyonu azaltmaktadır. Yapılacak termal nötron ve gama radyasyon ölçümleri, buzulların yoğunluğu ve kalınlığı gibi verileri uzun vadede ortaya koyarak küresel iklim değişiminin etkilerini daha net anlamamızı sağlayacaktır.