17/12/2025
İstinye Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü tarafından, markalı ders kapsamında Prof. Dr. Ruken Özgül Kılanç ve Nöropazarlama Danışmanı/ Nöro Akademi Kurucu Ortağı Serra Uslu koordinatörlüğünde düzenlenen etkinlikte Marka Danışmanı ve Beyin Enstitüsü Kurucusu Dr. Onur Tuğman konuk edildi. “Marka, Pazarlama, İletişim Odaklı Nöro Sohbet” başlıklı sunumunda Tuğman ,insan davranışlarının arkasındaki nörobilimsel süreçleri örneklerle anlattı. Beynin karar alma mekanizmaları, algının gerçeklik üzerindeki etkisi ve duyguların iletişimdeki belirleyici rolü üzerine yapılan değerlendirmeleri ele alarak bilgi birikimini öğrencilerle paylaştı.
“Davranış, Kararın Kendisi”
Konuşmada insan davranışlarının tesadüfi olmadığına dikkat çekilerek, “Davranış eşittir karar” vurgusu yapıldı. Beynin temel amacının hayatta kalmak ve mutluluğu sürdürmek olduğu belirtilirken, bireyin aldığı her kararın arkasında duygusal bir tetikleyici bulunduğu ifade edildi. Tuğman, “İnsan mantığıyla değil, duygusuyla karar verir; mantık çoğu zaman bu kararı sonradan gerekçelendirir” dedi.
Algı Gerçekliğin Önüne Geçebiliyor
Algının, gerçeğin kendisinden daha güçlü olabildiği belirtilen konuşmada, aynı olayın farklı bireylerde tamamen farklı anlamlar oluşturabildiğine dikkat çekildi. “Algı, gördüğümüz şeyi nasıl yorumladığımızdır” denilerek, haberden reklama kadar tüm iletişim süreçlerinde algı yönetiminin belirleyici olduğu vurgulandı.
Bu duruma örnek olarak, dünyaca ünlü keman virtüözü Joshua Bell’in metroda keman çaldığı sosyal deney hatırlatıldı. Aynı sanatçının konser salonunda dakikalarca ayakta alkışlanırken, metroda neredeyse fark edilmemesinin, bağlam ve algının etkisini açıkça ortaya koyduğu ifade edildi.
Beyin, Duygu Olmadan Harekete Geçmiyor
İletişimin merkezinde duyguların yer aldığına işaret edilen sunumda, dopamin, serotonin ve oksitosin gibi hormonların motivasyon, mutluluk ve güven duygusu üzerinde belirleyici olduğu belirtilerek, beynin sürekli olarak ödül arayışında olduğu aktarıldı. Tuğman, bireyin bazen yanlış olduğunu bilse bile bir davranışı sürdürebilmesinin nedenini, beynin kısa vadeli mutluluk arayışıyla açıkladı.
Korku ve Umut: İletişimin İki Güçlü Aracı
Savaş, ekonomi ve kriz dönemlerinde hangi duyguların öne çıktığına da değinilen konuşmada, korku ve umut kavramlarının kitleleri harekete geçirmede en güçlü iki unsur olduğu ifade edildi. “İletişimde asıl mesele, insanlara hangi duyguyu yaşattığınızdır” denilerek, aşırı korku veren mesajların bireyleri hareketsizliğe sürükleyebileceği uyarısında bulunuldu.
Değer Odaklı İletişim Vurgusu
Konuşmanın dikkat çeken bölümlerinden biri de “değer” kavramı oldu. Bir ürünün, hizmetin ya da mesajın değerinin; karşılığında ödenen bedelle belirlendiği ifade edildi. “Değer eşittir vaat, bedel eşittir emek, zaman, para ve psikoloji” denilerek, iletişimde kalıcı başarının ancak bu denge doğru kurulduğunda sağlanabileceği belirtildi.
“İletişim Sadece Mesaj Taşımak Değildir”
İletişimin yalnızca bilgi aktarmakla sınırlı olmadığı vurgulanan etkinlikte, “İletişim; duygu, düşünce ve davranış arasındaki ilişkiyi çözümleme sanatıdır” değerlendirmesi yapıldı. Katılımcılara, iletişimcilerin toplumda problem çözen, algıyı yöneten ve değer üreten bireyler olması gerektiği mesajı verildi.
Etkinlik, öğrencilerin karşılıklı etkileşimleriyle sona ererken, katılımcılar sunumun iletişim ve nörobilim ilişkisinin somut örnekleriyle teorik bilgiler edinerek yeni perspektifler kazandı.