02/02/2026
King’s College London ev sahipliğinde düzenlenen “Staging Empires: The Great War and British Cinema at Home and Abroad (1914–1923)” başlıklı panel, 21 Ocak Çarşamba günü Strand Kampüsü’ndeki Nash Lecture Theatre’da gerçekleştirildi. Panel, Birinci Dünya Savaşı ve sonrasındaki çalkantılı dönemde sinemanın, imparatorluk politikaları, propaganda, sansür ve kültürel dönüşümlerle olan ilişkisini disiplinlerarası bir bakışla ele aldı.
Oturumda, savaş yıllarında Britanya’da sinema kültürünün geçirdiği dönüşümlerden, savaş sonrası toplumsal huzursuzlukların sinema salonlarına yansımasına ve işgal altındaki İstanbul’da Britanya sinema faaliyetlerine kadar uzanan geniş bir çerçeve sunuldu.
Panelin açılış konuşmasını Michael Hammond (University of Southampton) yaptı. Hammond, 1914–1918 yıllarının Britanya sineması açısından dönüştürücü bir dönem olduğunu vurgulayarak, savaşın sergileme pratiklerinden sinemanın kültürel hayal gücündeki yerine kadar pek çok alanda kalıcı etkiler yarattığını belirtti.
Ardından Lawrence Napper (King’s College London), 1919 yılında Britanya’da yaşanan gaziler hareketleri ve sinema salonlarında patlak veren protestolar üzerinden, savaş sonrası politik atmosferin sinema ile kurduğu çelişkili ilişkiyi ele aldı. Napper, anti-Bolşevik bir filmin gösterimi sırasında yaşanan Clapham Picture House olayını merkeze alarak, sinemanın hem toplumsal gerilimin sahnesi hem de politik yönlendirme aracı olarak nasıl işlev gördüğünü tartıştı.
Panelin öne çıkan sunumlarından biri ise Nezih Erdoğan tarafından gerçekleştirildi. İstanbul İstinye Üniversitesi RTC Bölüm Başkanı olan Erdoğan, “Ending Empires: British Cinema Operations in Occupied Istanbul, 1918–1923” başlıklı konuşmasında, Mütareke yıllarında işgal altındaki İstanbul’da Britanya sinema faaliyetlerini ayrıntılı biçimde inceledi.
Erdoğan, Britanya askeri yönetimi altında sinemanın nasıl düzenlendiğini, sansür ve denetim mekanizmalarının nasıl işlediğini ve sinemanın hem askerî moral hem de kültürel nüfuz aracı olarak nasıl kullanıldığını arşiv belgeleri ışığında ortaya koydu. Gazeteler, resmî kayıtlar ve subayların kişisel belgelerine dayanan sunum, İstanbul’un işgal yıllarındaki sinema ortamını, imparatorluk gücü, kültürel hegemonya ve yerel dinamikler bağlamında yeniden düşünmeye davet etti.
Panelin başkanlığını Iain Robert Smith (King’s College London) üstlendi. Etkinlik, sinemanın Birinci Dünya Savaşı sonrası dönemde yalnızca bir eğlence biçimi değil, aynı zamanda politik çatışmaların, sömürge miraslarının ve ulusal kimlik arayışlarının müzakere edildiği kritik bir alan olduğunu gösteren canlı bir tartışma ortamıyla sona erdi.