29/04/2026
Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü kapsamında düzenlenen etkinlikte, “Renklerin Gizli Dili ve Beynimizin Tepkileri” başlıklı sunum öğrencilerle buluştu. Marka stratejisinden nöropazarlamaya, kültürden arketiplere uzanan geniş bir çerçevede gerçekleştirilen sunumda, renklerin insan psikolojisi, algı süreçleri, tüketici davranışları ve marka tercihleri üzerindeki etkileri ele alındı.
Sunumda renk kavramının yalnızca fiziksel bir gerçeklik olmadığı; ışığın farklı dalga boylarının göz ve beyin tarafından yorumlanmasıyla oluşan algısal bir deneyim olduğu vurgulandı. Katılımcılara renk tercihlerinin rastlantısal olmadığı; evrimsel, biyolojik, kültürel ve dilsel süreçlerle şekillendiği aktarıldı.
Etkinlik kapsamında renklerin kültürler üzerindeki etkisi de örneklerle değerlendirildi. Kırmızı, turuncu, sarı, yeşil, mavi, pembe, beyaz ve siyah gibi renklerin farklı toplumlarda farklı anlamlar taşıdığı; bu anlamların kültürel öğrenme, sosyal normlar, tarihsel deneyimler ve dilsel kategorilerle ilişkilendiği ifade edildi.
Sunumun bir diğer bölümünde Jung’un arketip yaklaşımı, kolektif bilinçdışı kavramı ve renklerin marka kimliğiyle ilişkisi ele alındı. Pearson ve Mark’ın 12 arketip modeli üzerinden markaların renkler aracılığıyla nasıl anlam ürettiği, tüketicilerle nasıl duygusal bağ kurduğu ve marka kişiliğini nasıl görünür kıldığı örneklendirildi.
Sunumun dikkat çeken başlıklarından biri ise renklerin satın alma davranışı üzerindeki etkisine ayrıldı. TOGG otomobil renkleri üzerinden aktarılan uygulama örneğinde, katılımcıların beyan ettikleri renk tercihleri ile beyin aktiviteleri arasında farklılıklar olabileceği belirtildi. EEG ölçümleri ve P300 değerleri üzerinden nadir ve dikkat çekici renklerin beyinde daha güçlü uyarımlar oluşturabildiği ifade edildi.
Bu kapsamda renklerin yalnızca estetik bir tercih olmadığı; kimlik, hafıza, duygu, marka algısı ve satın alma niyetiyle ilişkili güçlü bir iletişim unsuru olduğu vurgulandı. Özellikle canlı, doygun ve nadir tonların dikkat çekme, lüks algısı oluşturma ve tüketici zihninde farklılaşma yaratma potansiyeline sahip olduğu belirtildi.
Sunumda ayrıca doğru rengin seçilmesinin tek başına yeterli olmadığı, asıl belirleyici unsurun rengin tonu olduğu ifade edildi. “Renk bir dil gibidir; doğru kelimeyi seçmek kadar doğru tonlamayla söylemek de önemlidir” mesajı, etkinliğin temel çıktılarından biri olarak öne çıktı.
Etkinlik, öğrencilerin aktif katılımı ve soru-cevap bölümüyle sona erdi. Programın sonunda, Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölüm Başkanı Ruken Özgül Kılanç tarafından sunumu gerçekleştiren konuşmacıya katkılarından dolayı teşekkür belgesi takdim edildi.